1. Anasayfa
  2. Pdf Kitap Arşivi

İnşa Etme Kültürü – İnşaat Kuruluşlarında ve Şantiyelerde İnsan Davranışları Pdf indir

İnşa Etme Kültürü – İnşaat Kuruluşlarında ve Şantiyelerde İnsan Davranışları Pdf indir
0

İnşa Etme Kültürü – İnşaat Kuruluşlarında ve Şantiyelerde İnsan Davranışları pdf indir, Mimari türünde kaleme alınan İnşa Etme Kültürü – İnşaat Kuruluşlarında ve Şantiyelerde İnsan Davranışları kitap ile ilgili özet bilgiler. İnşa Etme Kültürü – İnşaat Kuruluşlarında ve Şantiyelerde İnsan Davranışları kitabı yazar Vedat Özkan tarafından kaleme alınmıştır. İnşa Etme Kültürü – İnşaat Kuruluşlarında ve Şantiyelerde İnsan Davranışları kitabı 224 sayfadan oluşmakta olup 2. Hamur ile basılmıştır. 16,5 x 24 ebatında olan İnşa Etme Kültürü – İnşaat Kuruluşlarında ve Şantiyelerde İnsan Davranışları kitabın 1. Basım YEM Yayın tarafından yayınlanmıştır. Yazımızda İnşa Etme Kültürü – İnşaat Kuruluşlarında ve Şantiyelerde İnsan Davranışları pdf oku, İnşa Etme Kültürü – İnşaat Kuruluşlarında ve Şantiyelerde İnsan Davranışları PDF yandex, İnşa Etme Kültürü – İnşaat Kuruluşlarında ve Şantiyelerde İnsan Davranışları PDF Drive gibi indirme linklerinden indirebilirsiniz.

İnşa Etme Kültürü – İnşaat Kuruluşlarında ve Şantiyelerde İnsan Davranışları PDF Oku

Hiçbir iş koluna benzemeyen şantiyelerin; hangi davranışları, nasıl ve neden sergilediğini anlamaya çalışmak ve bu sürede öğrendiklerimi paylaşmak istedim. Çünkü inşaat kuruluşları ve şantiyeler; özellikle inşaat mühendisliği, mimarlık, iç mimarlık, Peyzaj mimarlığı vb. bölümlerin öğrencilerinin birçoğunun mezun olduktan sonra uğrak yeri yahut çalışma alanını oluşturacaktır. Bu nedenle, ‘insan-kültür-algı’ bağlamında yaşanan etkilerin ve sonuçların daha kolay bilinmesi yönünden bu kitap onlar için bir başvuru kaynağı niteliği taşımaktadır. Çünkü buradaki bir çok konu, ‘yalnızca şantiyelerde görülebilen, kendisine has’ durumları barındırmaktadır. Kurum, kuruluş ve kitleler tarafından yapıların yapım süreçlerinin daha iyi bilinmesinı sağlayacak ‘davranışsal’ veriler de içeren kitap, inşaat kuruluşlarında ve şantiyelerde çalışan yöneticilerin insan duygu ve düşüncelerine yönelik uyguladıkları yöntem ve yaklaşımları tekrar gözden geçirmelerini sağlayacak deneyimlenmiş bilgiler de içermektedir. Bunun yanı sıra, sosyoloji ve kitle davranışları üzerine çalışanlar için de mühim bir başvuru kaynağı niteliğindedir…”

Kitapta incelenen ve aktarılan konulardan bazıları şöyle sıralanıyor:

Şantiyelerde bekleme eylemi nasıl algılanır?
Şantiyelerde anlamın egemenliği nasıl olmalıdır?
İnsan kaynaklarının bir şantiyeye yansımaları ne yönde olur?
Hayali deneyim ve hayali kişilik hangi sonuçları doğurur?
İnşaat kuruluşlarının siyaset, hukuk ve bürokrasisi nasıl olmalıdır?
Saldırgan yapılar ortaya çıkabilir mi?
Yabancı dile yüklenen sermaye değeri şantiyelerin hangi durumlarına etki eder?
Dünya genelindet ekelleşmiş inşaat kuruluşları neden bulunmaz?
“Şantiyelerde ruhsal gerilimden kaçış yok” derken ne anlatılmak istendi?
İnşaatın geleceği ve boyutları nerelere uzanıyor?

“Geleceğin inşaat sektörü, içinde çok değişik özellikleri barındıracaktır. Aynı zamanda alışılmışın dışında bulunan yerlerde, yeni nesil yapıların ortaya çıkacağını aktarabiliriz. Yerleşik düzeni bulunan fabrikalarda ve işletmelerde teknolojik aygıtların kullanımı her geçen gün artmaktadır. Yerleşik düzeni olmayan şantiyelerde de teknolojik aygıtların kullanımı hızla ilerlemektedir. Bazı teknolojik gelişmelere incelediğimizde, bu teknolojik gelişmeler inşaatla doğrudan ilişkili görünmese bile inşaatın geleceğini doğrudan etkileyecektir. Uzay İnşaat Mühendisliğinin oluşturulmuş olması bile, önümüzdeki zamanlarda yapıların nerelerde bulunacağının da şimdiden habercisi konumundadır. Zaten şu anda dünya yörüngesinde bir çok yapı bulunmaktadır. Yörüngenin dışında da yapılar ortaya çıkacaktır. Nitekim Mars ve diğer gezegenlere götüreceğimiz medeniyetlerin başlangıcı da teknolojik yapılarla ortaya çıkacaktır…”

“Şu anda şantiyelerde çalışan mavi ve beyaz yakalı bireylerin çoğunluğunu erkek nüfus oluşturmaktadır. Günümüzde doğan her çocuğun, zamanı geldiğinde üniversite mezunu bulunacağının beklendiği bir zamanda yaşamaktayız.Şantiyelerde ‘işçi’ olarak nitelendirdiğimiz emek çalışanlarının üniversite mezunu bireylerce yer değiştirmesi her ne kadar yakın bir geleceği işaret etse de nasıl şekillenir bilinmez. Lakin eğitimdeki hayal kırıklıkları, aşırı oyun oynamak, obez olmak, ilaçlara ve uyuşturuculara fazla bağlı olmak gibi semptomlar şimdilerde erkekleri sabote etmektedir.Bilindiği üzere şantiyeler son derece hareketli ve stresli çalışma ortamlarıdır. ‘Stresli durumlarda birçoğumuz benlik algımızı korumak için olan bitene dair anlayışımızı yeniden düzenleriz.’Şantiyelerde çalıştırılan baskın erkek nüfusun teknoloji ile sabote edilmesi ve anlayışların yeniden düzenlenmesi, şantiyelerde çalıştırılacak nitelikli erkek nüfusunu hızla azalttığı gözlemlenmiştir. Bu nedenlerden dolayı teknolojik alet ve araçlar şantiyelerde çalıştırılacak bireyleri belirli bir dengede tutabilecektir. Bu dengenin en mühim kırılma noktası, teknolojik alet ve araçları kullanan şantiyelerin insan unsuruna olan bakış açısı etkili olacaktır…”